Uzakken Soğukluğun, Yakınken Ateşin Yakıyor...

2015-05-28 17:05:00

Benim senden uzak olmam belkide sana mutluluk getirecek. Ama sana olan uzaklığımda yokluğunun buz gibi soğukluğu canımı yakıyor. Dünyada sadece yakan şey olarak ateşi öğrettiler bize. İnan koskoca bir yalan. Sevdiğinin uzaklığı ve o buz gibi yokluk herşeyden daha bir acı yakıyor. Sen, senden kurtardın sanıyorsun beni. Sen kendini benden kurtardın ama ben diye birşey kalmadıki zaten. Sana ben yakınken her halimle sana şikayet sebebiydim. Vurdumduymazdım, anlayışsızdım, seni hiç anlamıyordum, her halimle seni aşağılıyordum(sana göre). İşte artık ben yokum ve sen daha mutlumusun? Senin mutlu olmadığını biliyorum kar çiçeğim, çünkü bende mutlu değilim.  Her zaman o gülümseyen halimle gözlerimin önünde olacaksın. Her gece ve her an tek duam senin mutlu olduğunu duymak, görmek ve bilmek... ahmet_hoca 28.05.2015... Devamı

Zindanımı Hatırlatma (Seninle Mutluyum )

2014-09-17 18:25:00

    Ben kendi zindanlarım da çürürken sen beni ziyarete gelen en sevdiğim, tek sevdiğim. Zindanımdan çıkıpta gördüğüm güneşim, hayatım, nefesim, sevdam. Senin kendi ellerinle sunduğun mutluluğu kucaklarken nolur bana içeriyi (içerimi) sorma. Zindan da günler nasıl geçer deme. Şuan ben seninleyim. İçeri de sen neler yapıyorsun deme, şuan gözlerinin uçsuz bucaksız kırlarında, nefesinin meltemiyle koşuyorum. Güzelliğinde yitmiş gitmişken herşey, uyandırma beni rüyalarımdan. Sen varsın ve geride kalan herşey yok. Şuan ben seninleyim, nasılsa gideceksin. Bırak sen varken karanlıklarım dağılsın. Bir kış günü ayazda kalmış yüreğime güneş sıcaklığında vururken, varlığında sorularınla ayazlarını hatırlatma. Bırakta ısınayım...  Zindanımın diplerinde oturupta, seni hayal ediyorum zaten. Şuan karşımdayken bari beni zindanlarıma yollama. Orada mutluluk yok, orada huzur yok, orada anlatılacak, hatırlanacak hiç bişey yok.  Gel de paylaşalım deme o karanlıkları. Sen bir bayram günü anasız babasız kalmamışsan, dilediğin heran sokaklarda deli dolu dolaşmışsan, nazlanırken birileri seni sıkıya sarmışsa, sevdiklerine dilediğin an ulaşmışsan zindan mahkumunu anlayamazsın. Anlarım deme sakın, sadece dinlersin, belki anlık gözyaşları, anlık üzüntüler sarar yüreğini. Sevdiğin için üzülürsün, o anlar da olamadığın için hayıflanırsın ama elinden başka birşey gelmez.  Gel sevdiceğim, gel nur çiçeğim. Madem sen varsın, madem buradasın, zaman gardiyanı görüş bitti demediği sürece yanındayken gözlerimdeki mutluluğu zindanımın karanlıklarını sorarak, hatırlatarak gölgeleme.  Suuussssssss, sakın bana paylaşmıyorsun deme. Seninle o kadar mutluyumki mutsuzlukla ilgili hatırlayacağım veya anlatacağım h... Devamı

Olmadı

2014-09-12 22:28:00
Olmadı |  görsel 1

Nasılsın dedi. İyiyim dedim. Hep aynı soruyu sordu hep aynı cevabı aldı. Bir gün nasılsın dedi. Ben çok kötüyüm dedim. Anladımki ben kötü olunca o bin beter oluyor. Bundan sonra ben hep iyiyim demek istiyorum dedim. Daha da kötü oldu bu. Öncekinden daha beter yaralandı duyguları. Ben sevdiğim için üzülmesin istedim, o sevgiyi mutluluktan çok üzüntüyü paylaşmakta gördü. Ben sevgiyi üzüntüsüz bir dünya olarak gördüm, dikensiz, gözyaşı olmadan gülerek. O, sevgi her yönüyle bölüşülmeli dedi. Anlayamadım, anlaşılamadım....   ahmet_hoca 12,09,2014... Devamı

Sevgili

2014-07-20 22:52:00

Sevgili, biraz sendir ve sen biraz sevgili Sevgili, eksilmeden paylaşılan ömür olmalı Sevgili, kan-ter içinde uyandığın kabus sonrası başucunda bulduğun bir bardak su olmalı. Sevgili, ateşlenmiş başında ıslak tülbent olmalı. Sevgili, gecenin beşiğinde uyuttuğun masal olmalı Sevgili, uykusuzluğun en güzel sebebi, Yanında uzanmış melek,her gece yatağında yangın olmalı Sevgili,”günaydın” ve “iyi geceler” sözcüklerinin arasındaki hasret olmalı Sevgili,her gün yeniden çözdüğün bilmece olmalı Sevgili, kara günde kara zeytine Kara gözlerinin akını akıtıp bal yapmalı Sevgili,hem öfkenin fırtınalı denizi hem limanı olmalı. Sevgiyi beslemeli öfkeyi unutmalı. Sevgili, muhabbette en güzel söz, kavgada suskunluğun olmalı. Sevgili, ölçülemez sevginin derinliği olmalı Sevgili, yüreğinin mahzeninde yıllanmış şarap olmalı Sevgili,aşkla düellonda boş silahın olmalı Sevgili,acında gözünde ki yaş sevincin de dudağında gülüş olmalı Sevgili,sinemada izlenememiş filmler sonrası dudağında kalan tuzlu mısır tadındaki öpüş olmalı Sevgili, “kara sevda” derdinin muadilsiz ilacı olmalı Sevgili, aşkın sözlüğünde tek isim olmalı Sevgili, sevmese de futbolu “maç kaç kaç bitti?” diye sormalı Sevgili, en sevdiğin yemeği en güzel yapan aşçı olmalı Sevgili sofrandaki çorbanın tadı tuzu olmalı Sevgili, aşkın körlüğünde elindeki beyaz baston olmalı Sevgili, “gel” deyince kanat takmalı “Git” deyince gitmemeli kalmalı Sevgili, yalan dünyada yalansız cennet olmalı Sevgili, hem yüreğinin konuğu hem sahibi olmalı Sevgili, yanındayken zamanı durdurmalı Ve zaman durduğu yerde kımıldamadan su g... Devamı

Kıskanırım Seni Ben

2014-07-20 22:43:00

Kıskanırım ben seni bensiz dokunduğun sayfaların ağıtlarından. Dirseklerimden akar kan aşağıya yavaş yavaş da söylemem sana. Çocuk oyunlarına saklarım içimdeki ağlayan çiçeği. Bilirim kıyamazsın koparmaya içime düşmüş canların tazeliğini. Sarılınca alacağını bilirim de ses etmem sana. Çünkü bir tek sen çözersin geceyi bağlandığı yerden; gözgözü görmez olsa bile. İlk yarışım bu seninle. Yeni birgüne yetişmeye çalışıyor kalbimizden söktüklerimiz. bir sen, bir ben. Hangimiz önce yolculuğunu tamamlayacak bilinmez ama; sana gelirken aldığım hazzı anlatmak da bana düşmez. O yüzden bıraktım peşi sıra gelen sözcüklerin dertlerini dillendirmeye usulca. Önce rahat bir yer hazırlayıp kendime savurdum saçlarımdan aşağıya. Sonra fısıltıyla karışık kulağıma bir pazar gecesinin seslerini mühürledim. Canında yaşattığın bir diğer parçayı da alıp sakladım içime. Ara sıra takılırsam alıp koynuma öpeyim diye. ve işte yolculuğumuz böylece başladı. Farzet ki şehrin caddelerinden geçiyoruz sarmaş dolaş. Elimizde avuçlarımızın tene vuran sıcaklığı gözlerimizde tatlı bir sonbahar. Rengarenk kuşanmışız sevdamızı. Her ayak basışımızda birbirimizden ayrı geçirdiğimiz günlerin hesabını soruyoruz kaldırımlara. Aşk yanyanalığımızda resmiyet kazanıyor hiç olmamışçasına. Tende huzur var. Şehir şebekesi itinayla geceyi bitirmek için çabalasa da; bir yolunu bulup yine aşkı simsiyah giydin bak işte .   Alıntı...... Devamı

Yokmusun...

2014-07-09 09:03:00

  Bir anda anladımki artık yoksun, istesemde elde edemeyeceğim ömrüm misali gitmeni izledim. Ardından bakakaldım öylsine. Bilirmisin sevgili ben öylesine sevdalarda yaşamadım seni. Hep merak ettiğim aşkın şekliydin sen. Hep ulaşmak istediğim sevgiydin sen. Hep beni de merak eden varmıdır diye düşünürken hayatıma girendin sen. Ben seni hayatıma o kadar almışımki sen varken beni unutmuşum. Sana da bir ben lazımmış görememişim. Sen gidince anladımki ardında bir ben varmış. Bir güneş misali gelmeseydin bend ebir mum misali yokolmazdım belki. Herşey için çok geç, her söz için çok geç, her pişmanlık için çok geç. Güneşim senden geriye kalan tek şeyim yine sensin ve senin sevginle aşkınla atmaya başlayan kalbim. Yalandan atmaları vardı kalbimin, yalandan sevinçleri vardı yüzümün ve yalandan gülümsemeleri vardı dudaklarımın. Kış güneşi gibi doğduğun hayatımda sıcaklıklar bırakarak gezinirken aniden gitme kaarın geldi. Hayır, hayır sen gitmiyordun ben bilmeden ve istemeden güneşimi bulutların ardna saklıyordum. Biliyormusun sevgili; senden herşeyinle seni isterken sadece sevgine açabildim kendimi. Çünkü senin hayatını engelleyecek olan birşeyi senden istemeye hakkım yoktu. Sevdiğim için seni uzaktan sevmeyi denedim, ve hep seveceğim. Seni gelinlik içinde gözlerine bakarken alamayacağıma göre, seni bu hayalinden bu mutlluğundan geri koyamazdım. Ben seni hala seviyorum. Belki gözlerinde yaşlar oldu, belki yüzünde hüzünler oldu, belki tek bir sözümle herşeyi değiştirebileceğimi anlamadığımı sandın. Ben pek çok şeyin farkındayken senin hayatına ne kadar müdahele etme hakkım olduğunu hep sorguladım durdum ve seni sevdiğim için seni kaybettim. Sevdiğim için, gülebilme ihtimalin i&... Devamı

.....

2014-05-28 23:37:00
..... |  görsel 1

Baharda dallarına konan kuşları ürkütüp kaçıran ve ardından bakakalan kişilere hep güldüm. Gülme komşuna gelir başına sistemiyle bana da aynısı oldu. Elimdeki suyumu, dalımdaki kuşumu, yüreğimdeki meleğimi elimden uçurdum. Bana göre dikenli dallarımdan zarar görmesin istedim, kurumuş topraklarımda yitip gitmesin istedim, günahkar kalbimde acılanmasın istedim. Aşk hep adını duyduğum, onunla ilgili yazılar yazdığım ölüm meleğinin ta kendisiymiş. Bu acıyı hissediyormuş gibi yapıpta ne çok yalanlar yazmışım ben. Şimdi yazamamamın sebebi kalbimin atmayışımı, ellerimin tutmayışımı bilemiyorum. Tek bildiğim sevdiğim, yandığım, öldüğüm. Sen git sevgili, uçurumdan düşerken ellerini tutamam ben, hiçe doğru giderken seni götüremem ben. Kendim için senin geleceğini de karartamam ben. Önünde güzel bir gelecek varken, geleceksiz günlerim için seni bekletemem ben. Sevdiği için vazgeçmek dedikleri, boynuna bir ilmek takıp sandalyeye tekmeyi atmaktan daha zormuş meğer. Seni sevmek ve halen seviyor olmak herşeyden çok çok güzel. İyiki varsın, iyiki seni tanıdım, iyiki seni sevdim. (Sen kabul etmesende) hayatımdaki değerinle, ben yokum desende her zaman yanımdasın, yüreğimdesin, kalbimdesin, dualarımdasın. Seni seviyorum aşkım. Sana aşkım diyebilmeyi, gözlerine bakarken defalarca tekrarlamayı ne çok isterdim. Aşkım sözü senin güzel yüzündeki gülümseye ne kadar da çok yakışıyor. İlk aşkım dediğim zaman da ki tepkinden o kadar korktumki... Bir daha da cesaret edemedim demeye. Belkide korkakların en çok kaybet sebebi korkaklıkları. Ben içimdeki alevleri yutarken var sen bana korkak de, değer vermeyen de, ilgisiz de. İçimden çıkacak alevler seni yakmasın diye ben susarken sen susmak en iyi bildiğin şey de. S... Devamı

2014-05-28 23:16:00

Devamı

Sensizlik Kolaymı Sanıyorsun?

2014-01-29 02:44:00

Sensizlik benim içimi acıtmıyormu sanıyorsun? Sensizken ben yaşıyormuyum sanıyorsun? Aramadığım, sormadığım içinmi böyle düşünüyorsun? Çünkü ben dostluğu, arkadaşlığı ve sevgiyi bilmeyen biriyim değilmi? Eğer sen benim içimi görebilseydin anlardın içimdeki acıyı. Yanardağın içine inmeyen herkes onu dışındaki çiçeklerle tanır hep. Yanardağ da öyle bilinmek istediği için içini hep yüksek bir koninin arkasına saklar. İşte ben de öyle saklanıyorum. İçimi gören hiç kimse yüzümdeki gülümsemeye bakıpta gülemez. Gözlerimdeki mutluluk ışıltısının aslında içimdeki yangından geldiğini bilir. İşte bu yüzden ben hep içimi saklarım. Kimine göre umursamayan, kimine göre takmayan, kimine göre işkolik,  kimine göre yaşamayı, sevmeyi dostluğu bilmeyen ben.  Herşeye rağmen ben herkesi çok sevdim. Bir zaman bir ağaç gölgesi gibi zamanlı zamanlı insanlar gelip geçtiler. Bazen birileri gelip yerleşik kaldılar. Kışlarda yapraklarımı döktüm diye birileri gölgesiz sandılar. Hiç ağlamadım diye duygusuz, gidene dur demedim diye umursamaz, sevdiğime seni seviyroum diyemedim diye korkak.  Ben, yanımda kalanların mutsuz olması korkusuyla hep yerimde kaldım, acımı ve acıyı paylaşmaya cesaret edenler, sabretmeyi bilenler gelip benimle dursunlar diye. acıdan ve sabırdan yoksun olanlara dağ olsanız, içinizden bir tünel kazıp giderler... Gidenlerin ardından gözyaşlarım içime akarken, kalanlar bilsinler ki ne kadar gösteremesem de ben sizleri çok seviyorum...... Devamı

Bu Canavarı Tanıdız mı?

2012-08-28 08:56:00

Dünya nereye gidiyor diye hep konuşur ve hep düşünürüz. Yani neden böyle olduk, neden kimse kimseye güvenemez duruma geldi vs. Dönüp geriye baktığımız zaman insanların bir zamanlar bir halı bir yastık ve bir tek oda ile ailece mutluluk içinde yaşadıklarını görürüz. Daha sonra hayatımıza bir mal çılgınlığı ve göz doymazlığı girdi. Bunun üzerine kendi menfaatimiz için her şeyi göze almayı öğrettik ruhumuza. Benim menfaatimin önüne çıkan her kişi veya mal gözümüzde sadece düşman olarak belirmeye başladı. Karar verdik ve öncelikle menfaatimizin engellerini ortadan kaldırmaya başladık. Dost dediğimiz kişileri hemen hayatımızdan çıkardık ve sadece işimize yarayacak kişilere kısa süreli dost deyip dost görünmeye başladık. Onlara karşı içimizde zerre kadar sevgi biriktikmedik çünkü menfaatimiz kadar sevmemiz gerektiğini öğrettik kendimize. Yıllar geçti ve artık bizde birer menfaatperest ve dünya avcısı olduk. Ruhumuza yaşamak için yoketmeyi, kalbimize sadece menfaatimiz kadar sevmeyi ve gözlerimize sadece işimize gelenleri görmeyi öğrettik. Şimdi hep beraber bir kenarda oturalım ve kendi eserimiz olan canavara bakalım. Beğenmedik değilmi? Peki bu canavardan üreyecek olan daha gelişmiş yaratıkları beğenecekmiyiz? Ki unutmayın, onlar bize göre daha gelişmiş olacaklar... Devamı