28/12/2009 - yanımda kalmak zordur benim

yanımda kalmak zordur benim... dengesiz dostluklarım vardır. elimde olmadan sözümü tutamayacağım zamanlar vardır ve bazen zarar vermemek için kendime zarar vere vere gitmelerim vardır.
yanımda kalmak zordur benim... bir anda sinirlenir ve kırarım herşeyi altüst eder ve dönülmez çukurlar açarım arada , bir anda herşeyi yakar yıkar ve geriye külü kalmayan yangınlar bırakırım ve herşeyi bitiririm...
yanımda kalmak zordur benim... yaptıklarımın çoğunu anlamak için zaman gerekir ve anlayamayanlar beni suçlar. acımı içimde mutluluğumu dışımda yaşarım ben ve bir yanardağ misali yüzümde güller açarken içimde volkanlar patlar benim. nolur içimi görmeyi dileme bu ateşin yakamayacağı kimse yok...
yanımda kalmak zordur benim... beni anlamaya çalışmak dünyanın en zor şeyidir çünkü ben bile kendimi anlayamıyorumdur çok zaman
yanımda kalmak zordur benim... çünkü çok ileri adımları tasarlayıp yürürüm ve bunu göremezsen sadece suçlarsın beni....
yanımda kalmak zordur benim... çünkü yaşayan bir ben yokumdur dünyada, sende yaşarım herşeyi. sen kimmisin ?
sen arkadaşımsındır , sevgilimsindir , eşimsindir , düşmanımsındır belki de.
ama beni arama, ben yokum sen varsın.
yanımda kalmak zordur benim bu yüzden gidenlere hep dua eder ve onları onlardan çok anlarım...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/12/2009 - annem...

rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
suçunu bağışla sarıl boynuna
bizbize yaşarken geldik oyuna
eller kadir kıymet bilmiyor annem
senin kadar kimse sevmiyor annem
eller kadir kıymet bilmiyor annem
senin kadar kimse sevmiyor annem
ne sevgiler geldi geçti kalbimden
kimse anlamıyor şu halimden
senin hasretini duydum derinden
eller kadir kıymet bilmiyor annem
senin kadar kimse sevmiyor annem
rastlarsan gözleri yaşlı yavruna
suçunu bağışla sarıl boynuna
bizbize yaşarken geldik oyuna
eller kadir kıymet bilmiyor annem
senin kadar kimse sevmiyor annem
bir yar için seni terkedip gittim
vicdanıma bir sor ne acı çektim
kendimi ben sana emanet ettim
eller kadir kıymet bilmiyor annem
senin kadar kimse sevmiyor annem
kibariye....
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/6/2009 - Küçüğüm

>>>>KÜÇÜĞÜM<<<<
Aynı sokakta oturuyorduk, her gün bir erkek çocuğu ile geliyordu eve. Adı Esrarengiz di, her kez onun hakkında farklı şeyler söylerdi, fakat kimse gerçeği bilmezdi. Dalgalı saçları vardı, yeşil gözlü, kumraldı. Mahallenin erkekleri hayrandı ona, bense nefret ederdim. Hiç kimseyle konuşmaz sadece gelir geçerdim. Bir gün onunla yolda karşılaştık, çok güzel bir yüzü vardı, bana gülümsedi şaşırdım ama yinede onu sevmiyordum, fakat o çok farklıydı. Gece boyunca lambası yanardı. Uyumak yerine onun evini seyrediyordum. Onu sevmediğim halde her şeyiyle ilgileniyordum. Yavaş, yavaş onu gözlemeye başladım. O an anladım ki hep kendimi kandırmışım. Ona karşı hissettiğim şey sevgiymiş aslında. Artık o evine gelmeden uyuyamıyordum. Yanına gelen erkek çocuklarını kıskanırdım, herkez onun kötü olduğunu söyleyince hep onu savundum. Onunla karşılaşmak için hep kapıda dururdum. Onu yine yolda gördüm. Bana göz kırptı, yanımdan geçerken onu çağırdım! Acelem var küçüğüm! Dedi. Bana aramızdaki yaş farkını hatırlatmıştı. Eve gidince sabaha kadar ağlamıştım. Karar verdim ona aşkımı ilan edecektim. Onu gözledim, bir gün onu gelirken gördüm. Peşine düştüm. O evine girdi, biraz bekleyip kapıyı çaldım, açtı. Ne var küçüğüm dedi !!! Seni seviyorum dedim. Gülümsedi Eee dedi Ne eee’ si dedim konuşmadı. Koşarak dışarı çıktım. Bir ay boyunca evden çıkamadım. Bir gün arkadaşlarla konuşurken, ambulans geldi onun evine girdi, Sedyeyle onu dışarı çıkardılar, önümüzden geçerken bana yüzünü dönerek bende seni küçüğüm dedi. Ve gözlerini yumdu. Kıpkırmızı olmuştum ve her kez bana bakıyordu, ağlayarak koşmaya başladım. Akşama kadar sokakta gezdim. Gözyaşlarım durmadan akıyordu. Sonra eve geldim. Annemler ondan bahsediyordu. Sevdiği bir çocuk varmış. Ailesi evlenmesine izin vermeyince çocuk evden kaçmış, sokak serserileri onu öldürmüş. Eve getirdiği erkekler evi olmayan, küçük, fakir erkek çocuklarıymış. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok sevip acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler evin duvarında küçüğüm yazısını bulmuş. Küçüğüm sende ölme yazıyormuş. Bende seni sevdim, sevdiklerim gibi sende ölme diye ben öldüm Küçüğüm, küçüğüm…
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/5/2009 - Zamansız Elde Edilen Zarardır

Allah c.c. kullarını yarattı ve bizlere herşeyin bir zaman ve nizam içinde olacağını haber verdi. peki zamanının öncesinde yahut sonrasında elde etmek istediğimiz şeyler için ne yapacağız? işte bu isteğimizi bilen Allah c.c. bizler için ahireti yarattı ve " muttaki kullarıma dünyada elde edemediklerini yahut Allah korkusundan dolayı elde etmekten vazgeçtikleri şeyleri ahiret yurdu olan cennette vereceğim " müjdesini verdi.
Bir çiftçi için tohum ekme döneminde toprağı gübrelemesi, gübreleme döneminde tohum ekmesi, yaz ayında ekime kalkması veya kış mevsiminde hasat yapması zarardır. Bir bebeğn zamanından önce doğması veya zamanından sonra doğması zarardır. Örnekleri istediğimiz kadar çoğaltabiliriz. Bu sebeple Allah c.c. kullara sabır ve ahiret yurdunu emretmiştir. Dünyada her beğendiğimiz şeyi elde edemeyimişimizin sebebi bir imtihan vesilesidir. Eğer her istediğimiz olsa veya her yaptığımız iş başarıya ulaşsa bizim sınavımız nasıl yapılacaktır? İnsanoğlu elde edemediği zaman nefsi azar ve isyana girer. Bu sebeple Allah c.c. kullarını imtihan için " Biz verdiklerimizin birazını eksiltir ve arttırırız. Böylelikle kullarımızı imtihan ederiz " buyurmaktadır.
Bir kıssa ile bitirelim: Devrin birinde bir kral saraydaki bahçıvanları tek tek astırıyor. Bunu duyan fakir bir bilgin saraya gidiyor ve kralım neden bu garipler asılıyor diyor? Kral ise ben pembe gül istiyorum onlar ise yetiştiremiyor diyor. Bilgin bakıyor dışarıda kar var ve hava buz. Bu dönemde gül açması imkansız. Krala dönüp diyorki sayyın kralım ben size gül yetiştiririm ama benimde sizden bir isteğim olacak. Kral tabiki buyur iste diyor. Sizden hemen yarın bir erkek çocuk istiyorum ama sizin oğlunuz olacak ve yarın doğacak bende o doğan çocuğun kundağına gülü koyup size getireceğim diyor. Kral şaşırıyor. Deli adam bir günde çocukmu olur? hem çocuk deidğinin zamanını beklemesi lazım, hem çocuk gününden önce doğarsa ölür, hemde zamanı gelmeden günü dolmadan o çocuğu Allahtan başka kimse dünyaya getiremez diyor. Bilgin gülüyor ve sayın kralım madem birşeylerin siz gününden önce olmayacağını biliyorsunuz peki bu kış mevsiminde gül ayına aylar varken nasıl insanlardan gül istiyorsunuz? diyelimki gülü ektim ve soğuktan korudum ama dalından kopardığınız an yahut bir iğne ucu kadar yerden girecek soğuğun onu mahvedeceğini bilmezmisiniz? Kral hatasını anlıyor ve yaptıklarından vazgeçiyor.
Nefs hep olmazı ve ulaşılmazı ister, istediği şeyler hep günahtan ve isyandan geçer. Bu sebeple o zamansız ister ve zamanından önce elde edilecek şeylerin felaketimiz olmasıda kaçınılmazdır. Akıllı insan zamanında önce istenilen şeyi sadece bekler, hayalini kurur ve sever. Ama elde etmek için ille zamanını bekler. Müslüman akıllıdır ve verielen de, verilmeyenede hamd eder şükreder.
ahmet_hoca
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/5/2009 - Çoban Olabilmek
devrin birinde bir ağanın koca bir sürüsü varmış. kim bu sürülere çoban olsa kısa sürede ya kafasını oynatıyor yahut hastalanıp işi bırakıyormuş. gel zaman git zaman artık ağa köyünde ve çevresinde çoban bulamaz olmuş. gitmiş bir alime ve demişki - üstadım sen bilirsin ben bu sürüme nasıl çoban bulayım? alim cevap vermiş; - evladım senin sürü çok kalabalık ve çeşitli cins hayvanlardan oluşuyor. bu sürüyü bir arada tutmak isteyen ya önceden deli olacak yahut sürtünün başında delirecek. amma bir yolu daha var o da sana uyarmı bilemem. ağa merak etmiş ve; - üstadım nolur yolunu söyleyin. hayvanlar ahırdan çıkamıyor hepsi orada ölecek her olursa olsun ben bunu yapmaya hazırım demiş. alim ise; - o zaman sen kendine tek derdi kendisi olan bir çoban bulacaksın. koyunun kayboldu, kuzusu öldü, süt vermedi, sürü dağıldı vb hiç bir şeyi dert etmeyecek. sürü ile beraber onlardan sadece gidip gelecek ve sürünün durumundan değilde kendi rahatından ileri geçmeyecek biri olacak. işşte bu tip bir çoban bulursan belki sürü ilk zamanında olduğu gibi olmaz ama en azından sen rahat edersin. ikinci yol olarakta sen sürüyü sat ve kurtul sürüden yoksa bahsettiğim çoban tipindne başka içinde göreve liyakat olmayan hiç bir insan senin sürüne çobanlık edemez. ağa gelmiş ve bahsedilen bir tip çoban bulmuş. sürüden koyunlar kayboluyor, kuzular anne karnında ölüyor, süt yok yoğurt yok ama çobanın keyfş yerinde. en son ağa çobana diyorki - ya ben anlamadım bu kadar derdin tasanın içinde bu ne rahatlık? çoban cevap veriyor; - sürü benim değil, bu malı ben toplamadım. bu malın üzerine geldim bunlar vardı ama öncesinde bunlar benim için yoktu. o sebeple başkasının sürüsü benim derdim değildir. eğer bens enin sürünü dert edinsem ya deli olurum yahut ölürüm. ağa koşuyor alim kişiye ve soruyor bu ne haldir diye? alim; - haklısın kardeşim diyor. ruhunda çobanlık olmayan sadece dağıtmayı bilir toplamayı değil. ruhta çobanlık ise Allah vergisidir sonradan düşünmekle yahut çalışmakla elde edilmez. Allah vermemişse bunda kulun kusuru aranmaz. burada tek kusur senindir çünkü sen çoban olmayana sürünü teslim etmişsin...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/5/2009 - Aşığınım

bir merdivenin basamaklarını çıkmak isterdim seninle hayat bunun için geç kaldığımı yüzüme haykırdı belkide sen erkenden çıkmıştın yola bunun artık hiçbir önemi yok kimin geç kaldığı veya kimin erkenden yola çıktığı benmi erken çıktım senmi geç kaldın artık önemsiz önemli olan tekşey aşkımdı ve seni sevmemdi
aynı duyguları hisseden kalplerin yıkılmış köprünün iki tarafında kaldığı imkansızlıkların vazgeçme sebebi olmadığı hayatın sürprizlerle dolu olduğu bir gerçekti belkide umutlar gerçeklerin adıydı...
her ne olursa olsun sevginin öğretisi başkaydı aşkınki başka sevgi elde etmek ve sahip olmak derken aşk sadece sevmek galiba erken yol alanlarla geç kalanlara yapacak tek şey kalıyor aşık olmak... ve aşık olduğu güneş için kendinden vazgeçmek yağmur yüklü bulutlar sırf aşkının yüzünü kapamasın diye yağmurdan vazgeçmekti ve ben vazgeçtim
en zoru, en mükemmeli ve en fedakarlık isteyeni aşık olmaktı ve ben bunu yapabildim aşık olmak deli cesareti gerektiriyordu ben zaten deliydim ve aşık oldum sana....
aşığınım.....
ahmet_hoca 05.05.2009
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/4/2009 - Aşk can acıtıyor...

susmam gerekiyordu ve sustum. sevdiğini söylemek isterken söyleyememek ve bazı güzelliklerin yasak olduğunu bilmek insanı çok acıtıyor. aşk dedikleri şey bu olsa gerek. aşk sadece can acıtır demişlerdi. bu kadar acıtacağını düşünmemiştim. hani bir gül vardır elinizde ama kış mevsiminde ekmeniz yasaktır. aynen seviyorsun ama bazı kurallar gereği söyleyemiyorsun. baktığın herşeyde onu görmek ama susmak. sevdiğini bildiğin halde hele bekle demek.
aşk sadece can acıtıyor...
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
23/2/2009 - İhanet

ihanet; kişinin kendi elleriyle kendi kalbini ve aklını idamıdır. en başta ihanet eden kalpten asıl ve ulvi sevgi çıkar ve yerine menfaat sevgisi gelir. menfaatini düstur edinen kşinin akıl melekesi yerini sadece nefsin ipine kaptırır. çünkü akıl insanı her tür hatadan ve kötülükten alıkoyacaktır. menfaaat ise hata ve kötülüklere açılan bir sandaldır.
eğer bu sandala bir defa bindiyseniz etrafınızdaki herkesi kıyıda bırakır ve açılırsınız. ilk zamanlar güzel güzel yüzen sandalınız gün gelir ( daha fazla menfaat için )yelken ve demir ister. ama maalesef bulamazsınız çünkü bunu sağlayacak olanları menfaat sandalına binerken yanınıza almadınız.
bir süre sonra yönünüzü tayin etmek ve güzel yolculuklar için akıl melekesine ihtiyaç duyacaksınız ama heyhat o da kıyıda kalmış. dostlarınız yok, aklınız yok ve sevenleriniz yok. ama hani sizi sevenler vardıya sizinle beraber sandalda olanlar, işte onlar da en yakından geçen bir başka sandala taşınıverirler. nasılsa herkesin amacı menfaat ve dünya menfaat dünyası. bir bakarsınız ki koskaca bir hiçlik ve utanç boşluğunda dostsuz, akılsız, sevgisiz ve kimsesiz kalıvermişsiniz.
her menfaatçinin sonu menfaat denizinde boğulmaktır. dostlarınızı kandırırken ve menfaatinizin peşine düşmeden önce dikkat edin ve kandırdığınız yüze iyi bakın. sakın o siz olmayasınız...
her kandıran kendini kandırır ve her menfaat peşine düşen sonunda o menfaat denizinde boğulmaya mahkumdur...
menfaat bir merdivendir, ayağının altına alan yükselir, başının üstüne alan alçalır.
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/2/2009 - Tükendin Yüreğim

yüreğim kıyılaramı vurdun sendemi tükendin evet senide tükettiler hani biz hiç tükenmeyecektik hani her zoru aşacaktık ne olursa olsun yıkılmayacaktık hepsi koca koca yalanlara döndü işte tükendin koca yalancı arkasına sığındın tüm yalanlar bitti ve sende kıyılara vurdun yüreğim yazık ettin bize keşke ben ne kadar tükensemde sen tükenmeseydin yüreğim
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
4/2/2009 - Ölümün Sıcak Yüzü

ölüm ne kadarda soğuk değil mi ? hayır bence çok ama çok sıcak ve asla soğuk değil . neden biliyormusunuz ; her derdiniz bitiyor , hele birde yaradanın rızası doğrultusunda yaşadıysan , yaradanın emrettiği gibi yaşamaya çalıştıysan Allahın sevgilisine kavuşuyorsun , hep kaybettim dediğin herkese ve bir daha kaybetmemek üzere .
mesafeler yok , nefret yok , kin yok , uğraş ve yorgunluk yok . bağlandınmı bağlı kalıyorsun ve hep gülümsüyorsun . Allah c.c. nun rızasını kazanan herkesle berabersin ve asla korku şüphe yok . ne güzel bir yurt ve bu yurda giden tek araç ölüm . ne sıcak bir binek şu ölüm . her derdi kederi sonlandıran ve mutluluk şehrine giden binek . hani soğuktu ; demekki soğuk olan sen değilsin ey ölüm , soğuk olan bizim yüzümüz . o şehre gitmeye yüzümüz yok , oradakilere bakmaya , dost olmaya . o zaman o yurdu haketmek için çabalayalım ve yüzümüzü ısıtan ölümü tebessümle karşılayalım . seni seviyorum ey sıcak yüzlü ölüm ve seni seviyorum ey ölüm meleği. bizleri de o güzellikler yurduna götür . çok zor değil galiba... siz ne dersiniz ?
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
herkes yaptığı iyilik veya kötülüğün cezasını bulmadan ölmeyecek...
affetme özürlüyüm...
Kategoriler
Arkadaşlarım
yurekyanginlari Blogcu Yardım katrenur receppiskin aaysen gulbaharsultan cankurban zeynebimmm resimdostu deniz kılınç neslihannur sebebihuznum gulleresevdali55 vurgunuyumgullerin maviimavii ahsenhilayy bilginerdogan hazan1974 sidarta63 tarihsuuru orhanbaran mp3trance netnecan perfinia
|